Türkçe ansiklopedi, sözlük, genel başvuru ve bilgi sitesi

EDEBİYAT BİLGİLERİ

Türk EDEBİYATI

 

            HALK EDEBİYATI

 

            Halkın ortak malı sayılan atasözleri,bilmeceler, hikayeler, masallar, maniler, türküler, karagöz ve orta oyunları ile Tekke ve Aşık edebiyatlarını içerir.

 

            HALK EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ

 

  • Mani, Koşma, semai, varsağı, destan, ilahi ve nefes halk edebiyatının nazım biçimleridir.
  • Güzelleme, taşlama, koçaklama, ağıt, muamma ve ninni halk edebiyatının nazım türleridir.
  • Anlatım sade, açık ve akıcıdır. Halk deyiş ve söyleyişleriyle zenginleştirilmiştir.
  • Şairler genellikle okumamış kişilerdir.
  • Dili sade ve yabancı kelimeler yoktur.
  • Şiirler hece vezni ile yazılmış, nazım birimi dörtlüktür.
  • Daha çok şiirler tercih edilmiş, şiirleri saz şairleri veya aşık denen ozanlar tarafından bağlama adı verilen saz eşliğinde söylemişlerdir.

 

Halk şiirinin başlıca temaları aşk, hasret, tabiat, yiğitlik, toplum ve dindir.

 

HALK EDEBİYATININ ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ

 

Nasrettin Hoca, Hacı Bayram Veli, Yunus Emre, Köroğlu, Pir Sultan Aptal, Karacaoğlan, Gevheri, Dadaloğlu, Seyrani, Erzurumlu Emrah, Bayburtlu Zihni Dertli ve Aşık Veysel önemli halk edebiyatı temsilcilerindendir.

 

 

            DİVAN EDEBİYATI

 

            Medreseden yetişme aydın kimselerin Arap ve Fars edebiyatlarını örnek tutarak meydana getirdikleri bir edebiyattır.

 

            DİVAN EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ

 

·        Düz yazıdan çok şiir egemendir. Söz sanatlarına ve sözcük oyunlarına çok fazla yer verilmiştir.

·        Dili Osmanlıcadır. Arapça ve Farsça sözcükler ile bunların kurallarıyla doludur.

·        Nazım birimi beyit, nazım ölçüsü ise aruzdur.

·        Şiirlerde konu bütünlüğü yoktur. Her beyit anlamca bir bütün sayılır.

·        Tema olarak en fazla aşk açısından duyulan mutluluk, sevgiliye duyulan özlem, şarap, gül, bülbül v.b konulardır.

·        Beyitlerde gazel, kaside, mesnevi ve kıta nazım biçimleri kullanılmıştır.

·        Dörtlüklerde rubai, tuyuğ, murabba ve şarkı nazım biçimleri kullanılmıştır.

·        Bentlerde terkibi bend ve terci bend kullanılmıştır.

DİVAN EDEBİYATININ BAŞLICA TEMSİLCİLERİ

 

Hoca Dehani, Nesimi, Alişir Nevai, Fuzuli, Baki, Nefi, Nedim, Evliya Çelebi, Şeyh Galip, İzzet Molla ve Katip Çelebidir.

 

TANZİMAT EDEBİYATI

 

Tanzimat Edebiyatı Tercümanı Ahval gazetesinin çıkarılmasıyla başlar. Toplumda yeni bir duyuş,düşünüş ve anlayış tarzı geliştirmeye başlamış ve düz yazı (nesir) dönemi açılmıştır.

 

TANZİMAT EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ

 

  • Düz yazı roman, makale, hikaye, anı ,fıkra gibi yeni türler getirilmiş, Fransız edebiyatı örnek alınmıştır.
  • Tanzimat edebiyatının birinci döneminde romantizm ve toplum için sanat anlayışı, ikinci döneminde ise realizm ve sanat sanat içindir anlayışı vardır.
  • Sanattan çok fikir ve ülkü peşindedirler. Hepsi batıcı ilim ve fen taraftarıdır.
  • İlk Türkçe gazete Takvimi Vakayı 1931 yılında resmi gazete sıfatıyla çıkarılmıştır. Sonra Ceridei Havadis ve Türk gazeteciliğinin en önemli gelişmesi Agah Efendi ve Şinasinin çıkarttıkları Tercümanı Ahval ve Tasviri Efkar gazeteleriyle olmuştur.
  • Tanzimat edebiyatında ilk küçük hikaye denemesi Ahmet Mithat Efendi tarafından Letaifi Rivayat ilk edebi roman Namık kemal İntibah, realist olarak köye yönelik yazılan ilk roman Nabizade Nazım Kara Bibik, batılı anlamda ilk tiyatro Şinasi Şair evlenmesidir.

 

TANZİMAT DÖNEMİ YAZARLARI

 

Şinasi; gazeteci, şair ve yazardır. Şair Evlenmesi adlı tek perdelik komedi Türk Edebiyatının ilk tiyatro eseridir.

Ayrıca ilk makaleyi, ilk noktalama işaretlerini ve ilk şiir çevirilerini yapmıştır. İlk gazeteyi Tercüman-ı Ahval ve Tasvir-i Efkar gazetelerini çıkarmıştır.

 

Namık Kemal; toplum için sanat anlayışını benimsemiştir. Edebiyatın her yönüyle ilgilenmiş eserlerinde vatan, millet ve hürriyet temalarını işlemiştir. Hürriyet ve vatan şairi olarak bilinir. En önemli eseri tiyatro alanında Vatan Yahut Silistre'dir. Romanları İntibah ve Cezmidir.

 

Tanzimat döneminin diğer yazarları; Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Vefik Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem, Şemsettin Sami, Samipaşazade Sezai, Ahmet Cevdet Paşa, Nabizade Nazım, Muallim Naci ve Abdullah Hamit Tahrandır.

 

SERVETİ FÜNUN ( EDEBİYAT-CEDİDE) EDEBİYATI

 

1895 yılında Servet-i fünun dergisi etrafında toplanmış olan sanatçıların batı edebiyatı yolunda oluşturdukları bir edebiyat akımıdır.

 

SERVETİ FÜNUN EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ

·        Sanat için sanat görüşü benimsenmiştir. Kafiye göze göre değil kulağa göredir.

·        Nesirde yazım Realizm, şiirde Parnasizm ve Sembolizm etkileri görülür.

·        Vatan,Hürriyet,bağımsızlık gibi temaların işlenmesi yasak olduğundan şiirde daha çok aşk, acıma, karamsar duygular ve hayal kırıklığından oluşan kişisel konulardır.

·        Dil ağır olmakla birlikte romanda teknik geliştirilerek gözleme dayalı betimlemeler ve ruh tahlilleri yapılmıştır. Romanlar çoğunlukla İstanbul ve çevresinde geçmiştir. Roman ve hikayelerde halktan kişilere yer verilmiştir.

·        Fransız edebiyatı örnek alınmış, orijinal olmayan taklide dayalıdır.

 

 

SERVETİ FÜNUN TEMSİLCİLERİ

 

Tevfik Fikret; bu edebiyat akımının tek ve en önemli şairidir. Son dönemde toplum için sanat görüşünü benimsemiş ve Serveti Fünun toplumundan ayrılmıştır. Şiir kitaplarından birincisi Rubab-ı Şikeste, ikincisi ise Haluk'un Defteridir. Çocuklar için hece ölçüsünde yazdığı Şermin'dir.

 

Halit Ziya Uşaklıgil; ilk büyük Türk romanı kabul edilen Aşkı memnu'dur.

Mehmet Rauf; İlk psikolojik roman olarak kabul edilen Eylül'ü yazmıştır.

Hüseyin Cahit Yalçın, Cenap Şahabettin ve Süleyman Nazif diğer serveti fünunculardır.Bunların dışında Hüseyin Rahmi Gülpınar, Ahmet Rasim kendi çizgisinde olan dönemin diğer edebiyatçılarıdır.

 

FECR-İ ATİ EDEBİYATI ( 1908-1911)

 

ll. Meşrutiyetin ilanıyla varlığını hissettiren ve daha önce Serveti Fünun dergisi etrafındaki kişilerden meydana gelen topluluktur.

 

            Başlıca Yazarları;

            Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Fuat Köprülü ve Hamdullah Suphi Tanrıöverdir.

            Başlıca Şairleri ise Ahmet Haşim ve Ali Canip Yöntem'dir.

 

MİLLİ EDEBİYAT 1911-1919

 

Aydınların hakli Türkçülük akımı etrafında toplamam için bilinçlendirmeye başlamaları ve 1911 yılında selanikte çıkarılan Genç kalemler dergisinin etrafındaki edebiyatçılardır.

Dil sadeleşmiş, şiirde hece ölçüsünü kullanmışlar ve edebiyatta milli konular işlenmiştir.

Yeni lisan  sade Türkçe bir dava olarak savunulmuştur.

 

Başlıca Temsilcileri;

 

Hikaye alanında Ömer Seyfettin, düşünce alanında Ziya Gökalp eserler vermişlerdir. Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip Yöntem ve Beş heceliler olarak bilinen Faruk Nafiz Çamlıbel, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Enis Behiç Koryürek ve Halit Fahri Ozansoydur.

Beş hecelilerin amacı; şiirlerde kahramanlık ve yurtseverlik temalarıyla topluma güç aşılmaktı.

 

Milli Mücadele ve Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı

 

Cumhuriyetin kurulmasından sonra daha çok eserler veren yazar ve şaiiler milli edebiyatın etkisinde kalmışlardır.

  • Yazı dili ile konuşma dili arasında bir denge kurulmuştur.
  • Aruz vezni tamamen terk edilmiş, hece vezni ise yerini serbest şiire bırakıştır.
  • Çoğunlukla yurt ve yurtseverlik duygularını dile getiren, halk şiirini geliştirmeyi amaçlamışlardır.
  • Hikaye ve Romanda gözlemci ve toplumcu gerçeklik egemen olmuştur.

 

Milli Mücadele Edebiyatı; milli bir heyecanı uyandırmak, orduya ve halka cesaret ve moral vermek amacıyla şiirler yazılmıştır.

Milli Mücadele dönemi edebiyatının en önemli yazarlarından Halide Edip Adıvar ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu hikayelerinde; Türk milletinin acılarını, düşmanın halka yaptığı zulmü ve Türk askerinin kahramanlıklarını anlaşılır bir dille yazmışlardır.

Bunlardan en önemlisi Kurtuluş Savaşını konu edinen tek roman Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek adlı eseridir.

 

Cumhuriyet Döneminin Temsilcileri

 

Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı milli edebiyat döneminde de var olan Cumhuriyet dönemi şairleridir. Beş hecelilerin devamı olan şaiirler Kemalettin Kamu, Ömer Bedrettin, Uşaklı Ahmet Kutsi Tecer'dir. Orhan Veli Kanık, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday "Garipçiler" olarak bilinir.

Beş hecelilerin devamı olan Yedi Meşalecilerdir. Yedi meşalecilerden ömrünün sonuna kadar bağımlı kalan Ziya Osman Sabadır.

 

Önemli Şair ve Yazarları;

Memduh Şevket Esendal, Abdülhak Şinasi Hisar, Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tampınar, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Sait Faik Abasıyanık, Nurullah Ataç, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dranas, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Necip Fazıl Kısakürek, Falih Rıfkı Atay, Suut Kemal Yetkin ve Behçet Necatigil'dir.

 

EDEBİYAT TÜRLERİ

 

Şiir Nazım ve Türleri

 

İnsanda güzel duygular uyandıran ölçülü ve kafiyeli edebi anlatım biçimidir. Şiirler konu, biçim ve söylenişlerine göre türlere ayrılırlar.

 

Lirik Şiir

 

Fikirden çok duyguya seslenen okuyucu da güzel duygular uyandıran şiir türüdür. Kişisel duygular bu şiirlerin başlıca konulardır.

Edebiyatımızın en ünlü lirik şairleri;

Divan edebiyatında Fuzuli, Baki ve Nedim, Halk Edebiyatının Tekke türünde Yunus Emre, Aşık türünde Karacaoğlan  ve Emrah, Cumhuriyet dönemi edebiyatında ise Yahya kemal Beyatlıdır.

 

Pastoral Şiir

 

Doğal güzellikleri, kırsal yaşamın doğallığını, dağ, köy ve çoban hayatını ve bunlara duyulan özlemleri anlatır.Sade ve içtenlik taşıyan bir anlatımla yazılırlar.

 

Didaktik Şiir

 

Duygu yönü olmayan sadece bilgi vermek ve birşeyi öğretmek amacı ile yazılmış şiirlerdir. Öğreticilik ön plandadır. Tevfik Fikret ve Mehmet Akif'in şiirleri ile Kutadgu Bilig, Atabet-ül Hakayık bir takım bilgiler öğretmek amacıyla yazıldıklarından bu türden sayılırlar.

 

Epik Şiir

 

Konusu kahramanlıktır. Bir milletin yaşamını yakından ilgilendiren tarih ve toplum olaylarına ait kahramanlıklarını anlatan manzum hikayeler şeklindedir. Uzun şiirlerdir.

 

Dramatik Şiir

 

Yaşamın komik, korkunç bir yanına ait bir olayı göz önünde canlandırmak ya da tiyatro da oynatmak için yazılmış bir şiir türüdür.

 

Satirik Şiir

 

Alay etmek, dalga geçmek veya güldürmek amacıyla yazılan şiir türüdür.

 

DÜZ YAZI TÜRLERİ

 

ÖĞRETİCİ YAZILAR

 

Okuru bilgilendirmek, okurların kanılarını değiştirmeyi, duygu ve davranışlarında değişiklik yapmasını sağlar. Bunalar gazete ve dergiye bağlı yazı türleridir. Gerçek hayattan kaynaklananlara ise günlük, anı, mektup, biyografi, otobiyografi ve gezi yazılarıdır.

 

Fıkra

 

Güncel olaylar hakkında yazan kişinin görüşlerini yansıtan, yorumlayan kısa yazılardır. Konular derinlemesine işlenmez. Ayrıntılar üzerinde durulmaz, analtım sade fakat ustacadır.

Bunlara köşe yazısı da denir.

 

Makale

 

Bir konuyu açıklamak, bilgi vermek ve öne sürülen düşünceleri kanıtlamaya yöneliktir. Yazar ileri sürdüğü fikirlerini kanıtlarıyla ortaya koyar ve ispata alışır. Fıkra yazılarına göre uzundurlar.

 

Eleştiri

 

Okunan esere karşı gösterilen tepkidir. Eseri ele alır, inceler, onla ilgili olumlu ve olumsuz

yargıları dile getirir.

 

Deneme

 

Yazarın bir konu üzerindeki düşüncelerini iddiasız bir biçimde, serbestçe ve kesin bir sonuca ulaşmadan ortaya koyduğu fikir yazılarıdır. Anlatım sade cümleler konuşma havası vermek için devriktir.

Röportaj

 

Bir gerçeği araştırma inceleme, gezip görme yoluyla, en doğru, en yalın ve en açık biçimde okura iletmektir. Tanınan ünlü bir kişiyle bir konu üzerinde yapılan konuşmanın yer aldığı yazı türüdür.

 

Anı

 

Yazarın başından geçen olayları günü gününe yazılmış olmasına karşılık, yaşantıdan sonra kaleme alınan yazılardır.

 

Gezi

 

Gezilip görülen yerler hakkında bilgi,gözlem ve anıları ilgi çekici şekilde anlatan yazılardır.

 

Biyografi-Otobiyografi

 

Biyografi, bir kişinin yaşamını anlatan eserlerdir.

Otobiyografi ise bir kinin kendi yaşantısını anlattığı yazılardır. Kendi özel dünyası ile sınırlandırılmıştır.

 

 

YAŞATICI YAZILAR

 

Yaşantımızı zenginleştiren, sanatsal tat alma amacıyla okuma düşüncemizi ön planda tutan, sözcükleri bilinen anlamların dışında kullanılan yazılardır.

 

Roman

 

Olmuş ya da  olması mümkün olayaları anlatan uzun yazılardır. Romanların en belirgin özelliği kurgusal olmalarıdır.

 

Öykü ( Hikaye)

 

Gerçek ya da gerçeğe uygun olayların anlatıldığı yazı türüdür. Öyküler kısadır, kişilerin sayısı azdır, yaşamın kısa bir dönemini anlatır.

 

Masal

 

Konusu tümüyle hayal gücünden doğan gerçek veya gerçek dışı olayların iç içe hikayelerin yer aldığı yazı türüdür.

 

Tiyatro

 

Hayat olaylarının gerçeğe uygun olarak yansıtan ve yaratılan karakterlerin sahnede canlandırmak üzere yazılan edebi eserdir.

Trajedi, komedi ve dram olmak üzere üç türü vardır.

 

 

 

SÖZ SANATLARI

 

Benzetme (Teşbih)

 

 

Sözün etkili kılınabilmesi için aralarında ilgi bulunan iki şeyden zayıfın kuvvetliye benzetilmesidir. Benzetme sanatında dört ana unsur vardır:

Örnek;

"Cephede aslanlar gibi çarpışan askerlerimiz mevzilerini terk etmediler."

Benzeyen-askerlerimiz

Benzetilen-aslanlar

Benzetme edatı-gibi

Benzetme yönü-çarpışan

 

İstiare

 

Benzetmenin iki temel öğesi olan benzeyen veya kendisine benzetilenden yalnızca biri ile yapılmasıdır.

 

"Ağaçlar sonbaharda elbiselerini soyundu"

Benzeyen-yapraklar söylenmemiş

Benzetilen-elbise söylenmiş

Benzetme edatı-söylenmemiş

Benzetme yönü-soyunmak söylenmiş

 

Mecazı Mürsel

 

Bir kelimenin gerçek anlamı dışında kullanılmasıdır. "Ayağını çıkar ve içeri gel", cümlesinde "ayak" sözcüğü mecaz anlamdadır. "Onun hareketlerine çok kırıldı", cümlesinde "kırılmak" sözcüğü üzülmek anlamındadır. Oysaki kırılmak sözcüğü gerçek anlamda, bir şeyin yapısal durumunun değişmesidir.

 

Kinaye

 

Bir sözün hem gerçek hem de mecaz anlamının aynı anda kullanılmasıdır.

"Şu karşıma göğüs veren taş bağırlı dağlarmısın", cümlesinde "taş bağırlı" iki anlamda kullanılmıştır. Birincisi gerçek anlamı dağların bağrı taştandır, ikincisi ise acımasız ve merhametsiz anlamındadır.

 

Tariz

 

Kapalı bir biçimde sitem etmedir. Asıl belirtilmek istenenin tersi söylenerek yapılır.

Maşallah zeka fışkırıyor, aman ne erken geldiniz, işte verdiği sözleri tutmakla ün yapmış beyefendi gibi cümleler örnek verilebilir.

 

Tezat

 

Birbirinin karşıtı iki kavramdan birini gerçek, diğerini mecaz anlamda kullanmaktır.

"Sen üzüldükçe ve öldükçe yaşarsın", cümlesinde "ölmek" ve "yaşamak" kelimeleri arasında tezat vardır. Ölmek gerçek, yaşamak mecaz anlamında kullanılmıştır.

Teşhis ve İntak

 

İnsan dışındaki varlıklara kişilik vermek ve onları konuşturma sanatıdır."Güzel gitti diye pınar ağladı", pınar ağladı sözünde teşhis yapılmıştır.

 

Tecahül-i Arif

 

Bilinen bir şeyin bilmezlikten gelinmesidir.

 

Şakaklarıma kar mı yağdı ne ?

Benim mi Allahım bu çizgili yüz?

 

Mısralarında şair yüzündeki çizgileri bilmezlikten gelmekte yüzün kendisine ait olduğunu bildiği halde bilmezlikten geliyor.

 

Mübalağa ( Abartma )

 

Bir şeyin olduğundan daha büyük ya da küçük göstermedir.

 

"Bir ah çeksem dağı taşı eritir

Gözüm yaşı değirmeni yürütür",

 

Dizelerinde şair ah çekmeyle dağı taşı eritebileceğini, gözünün yaşı ile değirmeni çalıştırabileceğini söyleyerek mübalağa sanatı yapmıştır.

 

EDEBİ AKIMLAR

 

Klasizm

 

Akılcılık olarak bilinir.akla ve sağduyuya dayanır. Klasik eserlerde duyguya yer yoktur. Batı edebiyatında LA Fontaine ve Pascal, bizde ise Şinasi ve Abdulhak Hamit'tir.

 

Romantizm

 

Klasizme karşı tepki olarak doğmuş bir edebiyat akımıdır. Hayal, duygu ve çoşkular önplandadır. Genellikle aşk, ölüm ve tabiat konuları işlenir. Batı edebiyatında J.J. Rouse, Victor Hugo, Shakespeare, bizde ise Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi ve Recaizade Mahmut Ekrem'dir.

 

Realizm

 

Romantizme tepki olarak doğmuştur. İnsanı, toplum hayatını doğayı değiştirmeden, olduğu gibi yansıtmayı amaçlar. Batı edebiyatında Balzac, Dostoyevski ve Tolstoy, bizde ise Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım, Hüseyin Rahmi Gülpınar'dır.

 

Naturalizm

 

Realizm gözlemciliğinin yanına deneyim ilkesi getiren aşırı gerçekçiliktir. Sanat toplum için anlayışı egemendir. Bilimsel esastır. Realizmin bilimsel deneylerden faydalanan türüdür.

Batıdaki temsilcilerden en önemlisi Emile Zola, bizde ise Hüseyin Rahmi Günpınar ve Ahmet Mithat'tır.

 

Parnasizm

 

Romantizme tepki olarak doğmuştur. Realizmin şiir koludur. Sanat, sanat içindir görüşü hakimdir. Biçim güzelliğine öenm verilmiştir. Bizde Tevfik Fikret ve Yahay Kemal Beyatlı belirgin temsilcileridir.

 

Sembolizm

 

Parnasizme tepki olarak doğmuştur. İnsanın iç dünyasını sembol ve imajlarla dile getirir. Bizde Cenap Şahabettin ve Ahmet Haşim önemli temsilcileridir.

 

Sürrealizm

 

Gerçek üstücülük olarak ortaya çıkmıştır. Her türlü baskı ve etkiden uzak olarak bilinç altındaki gizli duyumların otomatik olarak metne yansıtılmasıdır. Bizde garipçiler olarak bilinen yazarlar bu akımın temsilcileridir.